Nobel ödüllü fizikçi akademisyen Giorgio Parisi, küresel ısınmanın seçim kampanyalarının merkezine yerleştirilmesini talep eden bilim insanlarının yanında yer alıyor. Ünlü fizikçi, küresel ısınma ve iklim krizi gibi konularda La Repubblica gazetesinin sorularını yanıtladı.

Son dönemde dünya çapında iklim krizi ile ilgili çalışmalar yapan bilim insanları ve STK’ların sıklıkla siyasilere sitem ettiklerine şahit oluyoruz. Bu konudaki düşünceleriniz neler?

Klimatologların çağrısına kesinlikle katılıyorum:  Siyasi partilerin iklim değişikliğine karşı mücadele için planlarının ne olduğunu programlarında açıkça belirtmeleri önemlidir.

Bununla birlikte seçmenlerin bu sorunu merkeze alarak kime oy vereceklerine karar vermeleri de aynı derecede önemlidir. İklim krizinin açtığı yaraları sarmak adına projelerden hangisini daha inandırıcı buluyorlarsa, o partilerin arkasında oyları ile durmalılar.

Profesör Parisi, önümüzdeki seçim döneminde iklim krizini konuşmamız neden önemli?

Çünkü önümüzdeki birkaç yıl çok önemli olacak. Harekete geçmek için ne kadar beklerseniz, ısınma o kadar ilerler ve geri dönüş zorlaşır. Bu, örneğin Sibirya ormanlarında büyük yangınları tetikleyebilecek bir duruma yol açabilir. Bu noktada CO2 emisyonları muazzam noktalara ulaşır ve sonuçları mevcut matematiksel modellerin bile tahmin edemediği şekilde ilerleyebilir. Durumu su kaybetmeye başlayan bir baraj gibi düşünün; delikleri küçükken tıkamayıp büyümesini beklerseniz, kapatmak için çok emek harcarsınız ve barajın üzerinize yıkılma riskini de göze almak zorunda kalırsınız.

giorgioparisi_fotofrancescamaiolino_300dpi2-scaled

Mevcut siyasi durumda İtalyan partilerinin iklim sorunlarını tartışmanın merkezine koyabileceğini gerçekten düşünüyor musunuz?

Bu alanda büyük oy potansiyelleri görmeseler bile bunu yapmalılar. İtalya gibi gaz, kömür veya petrol olsun, fosil yakıtları ithal etmek zorunda olan ülkeler için, yenilenebilir kaynaklara geçmek ekonomiyi çok daha istikrarlı hale getirecektir. İklim değişikliğine karşı mücadele, yenilenebilir enerjiye ve daha az kirli bir dünyaya doğru ilerleme planları ciddi mesai harcanarak oluşturulmalı ve seçmen ile paylaşılmalıdır. Ancak seçmenlerin de bunu siyasilerden yüksek sesle talep etmeleri de aynı derecede önemlidir.

Partilerin yanı sıra seçmenlerin de duyarlı olması gerektiğini mi söylüyorsunuz?

Politikacılar birkaç yıl sonrasını kapsayan dar bir ufka sahipler. Yeniden seçilmelerine yararı olmayan, uzun vadeli çözümlere girişmek işlerine gelmiyor. Ve iklim krizi de bu siyasi öngörü eksikliğinin bedelini ödeyen argümanlardan biri. Ancak şu ana kadar seçmenlerin bu sorun ile pek temas kurmadığı da doğru. Onlar da kendi kısa vadeli çıkarlarına göre oy kullanıyorlar. Partiler bir gün, hiçbir kamuoyu oluşmamışken iklim politikası yapmayacaklar, siyasiler bunu kesinlikle kendiliğinden uygulamayacak.

Bilim ve siyaset arasında bir iletişim eksikliği sorunu mu var?

Bilim insanları iletişime, dünyada olup bitenler hakkında bildiklerini açıklamaya biraz daha zaman ayırmalı. Ancak bilim, seçimlerimizi bir yere kadar yönlendirebilir. Bunu çağrıldığım birkaç konuşmamda da söyledim. Bir arabanın farlarını bilimin siyasete etkisine benzetebiliriz: Biraz daha ileriyi görmenizi sağlar ama gece araba kullanmak zorunda olanlar da bu farların menzilinin sınırlı olduğunu bilen politikacılardır.

Politikacılar sizce yeni seçim döneminden sonra iklim krizi için gerekli adımları atacaklar mı?

En son umut ölür.

Çeviri: Efe Yelbuğa / 35 Punto