"Çernobil'den daha kötü bir ekolojik felaket" olarak adlandırılan Ukrayna'daki Kakhovka Barajı'nın yıkılmasından sonra bölgedeki 16 bin kişi susuzluk tehlikesi ile karşı karşıya. Ancak barajın yıkılmasının orta ve uzun vadedeki etkileri ne yazık ki çok daha büyük.
Uzmanlar, yıkılan 30 metre yüksekliğindeki büyük barajın sularının uzun vadede Karadeniz'e kadar uzanacağı, Türkiye ve diğer bölge ülkelerini de içine alan bölgelerde çok sayıda bitki ve hayvan türleri için ölümcül olabileceği konusunda uyarıyor. Ukrayna'nın eski çevre ve doğal kaynaklar bakanı Ostap Semerak, bu felaketin Romanya, Gürcistan, Türkiye ve Bulgaristan üzerinde etkili olacağını açıkladı ve tam zararı anlayabilmek için suyun çekilmesi gerektiğini vurguladı.
Korkulan bir diğer ihtimal de barajdan boşalan devasa su kütlesinin benzin istasyonlarını içindeki fosil yakıtlarla birlikte buğday ve ayçiçeği tarlalarına sürüklemesi ve bölgedeki tarımı tamamen bitirmesi. Sosyal medyadaki bazı videolarda şimdiden suyun çekildiği bazı bölgelerde devasa balık sürüsü ölümlerinin olduğu görülüyor.
Dünyanın en büyük su rezerv kapasitesine sahip barajlarından biri olan Kakhovka Barajı'nın, ABD'deki Great Salt Lake ile neredeyse aynı büyüklükte bir su hacmine sahip olduğu düşünüldüğünde, bu kadar büyük miktarda suyun salınmasının zaman içinde ne gibi etkilere yol açabileceğini hayal edebilmek çok güç.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, "kitle imha silahı gibi bir çevresel bomba" olarak nitelendirdiği ve "ekosid (çevre soykırımı)" olarak adlandırdığı olası bir durumla ilgili alarma geçtiklerini söyledi.
Şu anda Zaporizhzhya nükleer santralinin (160 km uzaklıkta) olası bir kontaminasyon hasarı tehlikesi ortadan kalkmış gibi görünse de, Dnipro Nehri'nin aşağısındaki bölgelerin özellikle kimyasallar ve petrol ürünleriyle kirlenme riskinin yüksek olduğu uzmanların en fazla dikkat çektiği nokta. Özellikle balıklar, yumuşakçalar ve çeşitli su canlılarının yaşadığı ekosistemlerin tahrip edilmesinden endişe ediliyor. Ayrıca Nyzhniodniprovs'kyi, Kam'yanska Sich, Biloberizhzhia Sviatoslava Milli Parkları, UNESCO'nun biyosfer rezervi olan Karadeniz Biyosfer Rezervi ve Kinburn Tepesi Bölgesel Manzara Parkı da olumsuz etkilenme riski taşıyan alanlar arasında.
Sadece bu kadar değil: Suların sürüklediği şeyler arasında Rus istilasıyla ilişkili patlayıcı kalıntılar gibi unsurların da olması, hasar tahmininin her geçen gün daha karmaşık ve tehlikeli hale gelmesine neden oluyor. Muhtemelen önümüzdeki günlerde netleşecek olan trajedinin en endişe verici unsurlarından biri, hidroelektrik santralden Dnipro Nehri'ne sızan endüstriyel kimyasallar ve petrolün olası sızıntısı. Geçtiğimiz günlerde hidroelektrik enerji üreten şirket yetkilileri, çevresel açıdan "önemli" bir etki beklediklerini ve balık sayısının giderek azalacağını açıklamışlardı.
Örneğin, hidroelektrik santralindeki transformatörler için kullanılan 400 ton petrolün kirlenmeye dahil olmuş olabileceği düşünülüyor. Ukrayna yetkililerine göre suya muhtemelen 150 ton petrol sızdı ancak bu miktarın daha da fazla olabileceği tahmin ediliyor. Bu konuda Ukrayna Çevre Bakanı Ruslan Strilets, genel olarak 600 ila 800 ton petrolün sızabileceğini ve buna bağlı olarak en azından 50 milyon avro değerinde bir çevresel hasarın tahmin edildiğini belirtti ve ekosistem açısından, "Bazı çevre değerlerimizi sonsuza kadar kaybettik" açıklamasında bulundu.
Strilets, "Hasarın boyutu gerçek anlamda ancak ilerleyen zamanlarda değerlendirilebilecektir. Örneğin, barajın aşağısında yaşayan benzersiz türlerle ilgili olanlar veya vahşi atlar ve çeşitli koruma altındaki kuşların bulunduğu Karadeniz Biyosfer Rezervi gibi alanlardaki türlerin akıbeti ancak bir süre sonra anlaşılabilecek. Aynı şekilde, uzun süren savaşlar ve yangınlardan etkilenmiş olan ormanlar ve milli parklarda yaşayan türler de bu felaketten az ya da çok, kesinlikle zarar görecektir. Şu anda maalesef tek kesinlik, Nova Kakhovka Hayvanat Bahçesi'ndeki 300 hayvanın zaten ölmüş olmasıdır. Bu arada, zararları anlamak ve birinci tahmini almak için beklerken, endişeler Avrupa genelinde artmaktadır" diye konuştu.
Haber: Giacomo Talignani / La Repubblica
Çeviri: Efe Yelbuğa / 35 Punto