Nisan ve Mayıs ayları arasında ağaçlar polen dağıtmaya devam ederler. Sulu gözler, kaşıntılı boğazlar, burun akıntısı... Doktorların genel olarak "alerjik rinit" olarak tanımladığı bu semptomlar her yıl Nisan-Haziran ayları arasında toplumun büyük bir kesiminde kendisini gösteriyor. Ulusal Gıda, Çevre ve İş Sağlığı Güvenliği Ajansı'na (Anses) göre, Fransa'da yaklaşık üç yetişkinden biri polen alerjisinden muzdarip.

Artık ilkbaharda normalden fazla mı alerji oluyoruz? 

2008 yılında Fransa’da yapılan bir epidemiyolojik çalışma alerjik rinitten etkilenen insan sayısının yirmi beş yılda üç katına çıktığını doğruladı. Birkaç yıl sonra ANSES, 2014 tarihli bir raporunda mevsimsel rinit ve astım gibi alerjik solunum yolu patolojilerinin yaygınlığının sanayileşmiş ülkelerde son yirmi yılda fiilen iki katına çıktığına yer verdi.

WhatsApp Image 2023-04-11 at 12.18.16

Değişen mevsimler

Böyle bir alerji patlamasının arkasında iklim değişikliğinin olduğu düşünülüyor. İlkbaharda bitkiler üremek için büyük miktarlarda polen salarlar ve onları dişi çiçeklere taşımak için rüzgarın çıkmasını beklerler.

Sıcaklıklardaki genel artışın, polen mevsimlerinin uzunluğunu etkilediği araştırmacıların son yıllarda yaptıkları gözlemlerle kanıtlanmış durumda. Bilim adamları, iklim değişikliğinin etkilerinin tüm bitki türleri için "tek bir kalıba indirgenemeyeceğini" belirtirken, fındık, kızılağaç, selvi, huş ve dişbudak ağaçlarının iklim değişikliği ile beraber daha erken çiçek açtığı konusunda hemfikirler. Yani değişen hava koşulları ve sıcaklıklar ile beraber polen sezonunun daha erken başladığını ve daha geç sona erdiğini söyleyebiliriz.

ANSES iletişim müdürü Samuel Monnier, bu yıl Ulusal Aerobiyolojik İzleme Ağı'nın sensörlerinin Aralık ayının sonundan itibaren doğaya yayılan polen tanelerini tespit ettiğini açıkladı. Normal şartlarda bu polenlerin en erken Şubat ayında gözlemlenebildiğini söyleyen Monnier, bununla birlikte giderek ılımanlaşan kışların, sonunda tam tersi bir etkiye sahip olabileceğine dikkat çekiyor: “Bir süre sonra, iklimdeki bu hızlı değişiklik bitkilerin soğuk ihtiyaçlarını yeterince karşılamalarını engelleyerek, bitkilerin döngüsünü bozabilir ve ilkbaharda uyanmalarını geciktirebilir.”

WhatsApp Image 2023-04-11 at 12.18.15 (1)

Daha fazla polen, daha fazla alerji demek

Polen mevsimini etkileyen tek unsur havaların ısınması değil. Bir başka etmen ise atmosferdeki artan karbondioksit (CO₂) miktarı. 2000'li yılların başlarında, bir araştırma ekibi yakupotu polen üretimini bitkiyi farklı seviyelerde CO₂'ye maruz bırakarak ölçtü. Bulgularına göre, mevcut CO₂ konsantrasyonları polen üretimini sanayi öncesi zamanlara göre yüzde 131 artırdı. 

Polen taneleri yıllar içinde sadece sayıca artmakla kalmıyor, aynı zamanda daha da alerjen bir hale geliyor. ANSES, son raporunda huş ağacı ve kanarya otu polen tanelerindeki alerjen miktarının sıcaklıkla arttığını gözlemlendiğini açıkladı.

Özellikle şehirlerde havadaki kimyasal kirleticilerin artan varlığı, belirli polen taneciklerinin duvarını deforme ederek veya hasar vererek durumu daha da kötüleştirir. Aynı rapora göre, bu polen tanesi parçaları ve sitoplazmik granüller, daha sonra solunum sisteminde çok daha derine girmelerine izin verecek boyutta. Hava kirliliği ayrıca solunum yollarını tahriş ederek alerjik semptomların daha da şiddetli görülmesine sebep olan bir diğer etmen.

Bitkiler göç ediyor

Son olarak, değişen iklim ile belirli bitki türlerinin şimdiye kadar yetişmediği bölgelerde yetişmeye başladığı gözlemleniyor. Şimdiye kadar Avrupa'da görülmeyen çok istilacı bir tür olan Ambrosia’nın kıtada yaygınlaşmaya başlaması, özellikle bilim insanlarını alarma geçiriyor.

Sanayileşme ve şehirleşme gibi karşı koyması zor olan bu fenomenler, halk sağlığı ve maliyet sorunlarını da gündeme getiriyor. Astım ve Alerji Derneği'nden alerji uzmanı Jean-Marie Nguyen, polen alerjisi olan hastalarına duyarsızlaştırma tedavilerini giderek daha sık reçete ettiğini ifade ediyor. Doktor Nguyen ayrıca çapraz gıda alerjisi riskleri konusunda da uyarıyor: “Polende bulunan PR 10 proteinine uzun süre maruz kalmak, belirli bir süre sonra tüm meyveler için gıda alerjisine sebep olabilir. Bu tarz alerjiler özellikle çocuklarda giderek daha fazla görülmektedir.”

Haber: Raphaëlle Aubert / Le Monde

Çeviri: Efe Yelbuğa / 35 Punto