Yüzyılın sonunda sıcaklık artışı ivmesini kaybedip düşse bile, belki de hiçbir şey eskisi gibi olmayabilir.
Gezegenimiz için en kötü senaryolardan kaçınmak ve doğaya verdiğimiz zararı en kısa sürede telafi etmek için önümüzde duran sayısız nedenden biri de bioçeşitliliğin küresel çapta risk altında olması. Tehlikeli eşikleri hızlıca geçmek ne yazık ki geriye aynı hızda dönebileceğimiz anlamına gelmiyor. Global sıcaklık ortalaması, sanayi devrimi öncesine göre tam iki derece arttı. Yıllardır Cape Town Üniversitesi'nde küresel ısınma üzerine çalışan Christopher Trisos bu konuyu şöyle özetliyor: "Bu artışın doğa ve insanlık için astronomik bir maliyeti olacak."
Trisos son makalesinde 30 binden fazla tür için bu iki derecelik sıcaklık artışının olası sonuçlarını araştırdı. Philosophical Transactions of the Royal Society dergisi, biyoloji bilimleri bölümünde yayınlanan makale, önümüzdeki yıllarda neler olabileceğine dair bazı veriler ve tahminler ortaya koyuyor. Paris Anlaşması'nın ülkelerce çok daha fazla ciddiye alınması konusunda ısrarcı olan araştırmacılar, makul önlemleri hayata geçirmediğimiz takdirde 2100 yılına kadar global sıcaklık ortalamasının 2°C ila 3.5°C arasında yükselebileceğini söylüyor.
Peki bu kritik eşik biraz bile aşıldığında bitkilerin ve hayvanların başına neler gelebilir?
Cape Town Üniversitesi ve University College London'daki araştırmacıların çalışmalarının odak noktası olan "sıcaklık aşımı" hakkında üretilen teorilerde, emisyonların önümüzdeki yıllarda 2°C sınırını aşarak artacağı, daha sonra alınan önlemler ile yüzyılın sonuna doğru düşebileceği öngörülüyordu. Etkin önlem aldığımızı varsayan bu teorilerde dahi sonuçlar doğa için çok yıkıcı görünüyor.
Araştırmacılar, tropik bölgelerde türlerin yaklaşık %90'ının kendi bölgelerinin dışında olacağını ve örneğin Amazon'daki türlerin yaklaşık yarısının risk altında olacağını açıkladı. Başka bir deyişle, bioçeşitlilik açısından analiz edilen alanların yaklaşık %27'sinin sıcaklık sınırını aşmadan önceki hallerine bir daha asla geri dönmeyebileceği tahmin ediliyor.
Araştırmacılar makalenin sonunda şu uyarıyı yapıyor: "Küresel sıcaklık aşımından kaçınmak, iklim değişikliğinden kaynaklanan biyolojik çeşitlilik kaybı risklerini azaltmak için, alınması öngörülen önlemlerin kapsamları genişletilmeli ve hayata geçirme süreleri kısaltılmalıdır. Karbon salınımını azaltmak için ağaçlandırma gibi görünüşte yeşil çözümler bile, örneğin arazi talebi ve potansiyel yeraltı suyu tüketimi gibi ekosistemler üzerindeki önemli etkileri nedeniyle istenen faydaları getirmeyebilir."
Haber: Anna Lisa Bonfranceschi / La Stampa
Çeviri: Efe Yelbuğa / 35 Punto